Ürettiğim içeriklerde ve yazılarda olabildiğince siyasetten uzak durmaya çalışan birisiyim fakat “İmamoğlu” olayı ile gördük ki ülkemizde apolitik kalabilmek pek mümkün değil. Siz gündemden uzak durmaya çalışsanız da gündem sizi bir şekilde yakalıyor. Ben de son olaylarla alakalı kendi fikirlerimi söyleyip içimi dökeceğim.
Süreç Nasıl Başladı
Bildiğiniz gibi ülkemizdeki sistem 2017 referandumu ile değişti ve 2018’deki seçimden sonra da yeni sisteme geçiş yaptık. Bu sistemde ise her şey cumhurbaşkanına bakıyor. Ülkedeki güçler ayrılığı bozuldu ve meclis güçsüzleşti. Başkanlık sistemi iyi midir kötü müdür o tartışmalara girmeyeceğim çünkü ben siyaset bilimi okumuyorum. Hangi ülkede işler ya da işlemez onu da bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa ülkede olan her şey doğrudan ya da dolaylı bir şekilde cumhurbaşkanı yüzünden. Bütün iyi da kötü gelişmelerin sebebi kendisi olmuş oluyor ve bu sistem herkesi yozlaştırıyor, mutlak güç insanı bozuyor. Bu da devleti daha otoriter bir biçime sokuyor. Son seçimlerden sonra ise bu süreç daha da hızlandı. Hem ülkemizde hem de dünyamızda sağa kayma ve otoriterleşme mevcut. Bunun akabinde ise önce Ümit Özdağ daha sonra ise Ekrem İmamoğlu ve birçok kişi daha göz altına alındı ve sonra da tutuklandı. Son olaylar ise günümüzdeki protestolara ve eylemlere yol açtı.
İmamoğlu Nasıl Tutuklanabildi?
Bazı arkadaşlar iktidarın bunu neden yaptığını ya da nasıl yapabildiğini soruyorlar. Yapmaları için çok bir sebebe gerek yok. Yaptılar çünkü yapabiliyorlar. AB ve Amerika da ses çıkarmayınca bu olay çok daha kolay geldi. AB zaten kendi derdine düşmüş ve Rusya ile uğraşıyor. Bunun dışında İmamoğlu için iddia edilen yolsuzluk suçlamalarını hukuk okuyan arkadaşlar daha iyi bilir. Yine diploma konusunda da eğitimcileri dinlemek gerekiyor.
Niye Protesto Yapılıyor
Mevzu İmamoğlu değilse neden sokaktasınız? CHP kendi içinde hesaplaşıyor, İmamoğlu da şöyle bir adam. Ben zaten kendisine bayılan birisi değilim. Pek çok sokağa çıkan kişi de aynı şekilde düşünüyordur. Asıl mevzu haksızlığa ses çıkarmak ve bu olanlara artık bir dur demek. Bu adam yolsuzluk yaptıysa adil bir şekilde yargılansın apar topar değil. Yok yapmadıysa seçimde adil bir şekilde yarışsın, iyi olan kazansın. Bizim derdimiz artık bu olanlara bir dur demek. İmamoğlu sadece bir kıvılcımdı, ateşi yaktı ve gerisi başladı. Bu zamana kadar aslında hep protestolar oluyordu ama bunlar küçük çaplıydı, yayılamıyordu. İnsanlar anayasanın ona verdiği hakla gidip yürüyüş yapmak istiyordu ama o da ne? Bir bakıyorduk ki içimize terör örgütü üyeleri karışıyor, birtakım paçavralar sallıyorlardı. Doğal olarak halk da bu eylemleri meşru görmüyordu. Eylemler ne zaman büyüyecek gibi olsa muhalefet de iktidarın yanında eylemcileri durdurmaya çalışıyordu. “Sandığı bekleyin, sandığı!” diye bağırıyorlardı. Seçimden sonra bazı muhalefet milletvekillerinin de halka karşı yaptıkları tavırları unutmadık.
Daha önce Boğaziçi Üniversitesinde de eylem oldu. Dolar birden yükselince de protestolar oldu. İsrail’in yaptığı zulme karşı Filistin’in yanında olmak için de yürüyüş yapıldı. LGBT üyeleri de kendileri için yürüyüş yaptı. Ne diyor anayasanın 34. maddesi:
Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Bunun dışında Kayseri’de bir Suriyelinin 6 yaşında bir kızı taciz etmesinden sonra Kayseri halkı sokağa çıkıp eylem ve protesto yaptı. Bu zamana kadar o kadar Suriyeli vakası yaşanmışken bu kızın olayı bir kıvılcım çaktı, halk galeyana geldi. Bazen tek bir olay koca bir olaylar silsilesini başlatabiliyor.
Günün Sonunda
Sadede gelirsek ben bu ülkede siyasetten uzak kalabilmek istiyorum. Ülkemin gelişip daha özgür ve iyi bir yer haline gelmesini istiyorum, apolitik olabilmek istiyorum. Ben bakanların, milletvekillerinin adını bilmeyeyim. Gündem bu denli yoğun ve oynak olmasın. “Siyaseti sevmiyorsan uzak dursana.” diyenler olacaktır. Bu mevzu artık siyaset üstü bir hal almaya başladı. Bu A ya da B partisiyle alakalı bir olay değil. Bu Özgür Özel ile de alakalı değil. Bu gençliğimizle alakalı! İsteyen gençler hâlâ apolitik takılmaya devam edebilir fakat olaylar devam eder ve büyürse bir taraf seçmek zorunda kalacaksınız. Barışçıl bir şekilde protesto yapıp sesimizi duyurmak hepimizin hakkı.
Herkese siyasetten uzak bir gelecek diliyorum.
Abdurrahman ATABAŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.