Erwin’in Konuşması Bir Karakteri Nasıl Değiştirdi- Floch Forster

Attack on Titan, eğer final sezonunu saymazsak, gelmiş geçmiş en iyi yapımlardan bir tanesi. Muazzam bir akıcılığı, harika bir sürükleyiciliği ve efsane ters köşeleri (plot twist) mevcut. Bunun yanında bize geniş bir karakter envanteri de sunuyor. Bunların hepsi birleşince ortaya kült bir eser çıkıyor. Seride birçok muhteşem ve derin karakter bulunuyor. Ana karakterler olan Mikasa ve Eren’i ben buraya dahil etmiyorum. Bana göre ilginç karakterler değiller. Zaten Eren’i yerdiğim bir yazım mevcut. Bugün Eren’in sadık bir takipçisi olarak son sezonda bazı izleyicileri sinirlendiren, bazılarını eğlendiren Floch karakterinden bahsedeceğim.

Floch Nasıl Tanıtıldı?

3. sezonun 2. kısmında Floch karakterini ilk kez görüyoruz. Kendisi Keşif Birliği’ne tıpkı diğer askerler gibi yüksek bir merak ve onur duygusuyla katılmış. İlk kez bizim ana karakterlerimizle karşılaştığında kendisinin onlardan farklı olduğunu görüyor.

Sonra Shiganshina’yı alma operasyonunda atları korumakla görevlendiriliyor. Burada biz izleyiciler olarak Floch’u basit bir yan karakter olarak görüyoruz. Atlaı koruyan herhangi bir acemiden bariz bir farkı yok, ta ki Erwin’in konuşması gelene kadar. Canavar Dev’in bombardımanı sırasında çoğu tecrübeli asker hayatını kaybediyor ve Floch korkarak umutsuzluğa kapılıyor, görevini yerine getirmiyor. Marlow ona kızarak işini yapmasını söylediğinde Floch ona şöyle cevap veriyor: Bunun bir anlamı yok, üstüne binecek kimse kalmayacaksa atları korumanın ne manası var? Çok acı bir gerçeği dile getiriyor Floch. Gerçekten de kimse sağ çıkamayacaksa niye atları korusunlar? Bunu fark eden Levi ve Erwin bir plan yapıyor. Devamında tüylerimizi diken diken eden o tarihi nutuk gerçekleşiyor. Floch burada da Erwin’e bir soru soruyor: Zaten öleceksek, savaşarak mı ölün diyorsunuz? Sonra Floch yine ekliyor. Yok, zaten öleceksek nasıl ölürsek ölelim, emirlere itaatsizlik ederek ölsek bile bir anlamı yok değil mi? Erwin de onu onaylayıp devam ediyor ve Levi hariç oradakileri cesaretlendirip bir intihar saldırısı düzenliyor.

Neden Hayatta Kaldım?

Bu saldırıdan sonra Canavar Dev Erwin dahil herkesi temizliyor. Levi da bu sayede ona saldırabiliyor. Diğer tarafta bizim ana karakterler Muazzam Dev’e karşı ayrı bir savaş veriyor. Bu savaş sonucunda Armin tamamen yanıyor ama nefes almaya devam ediyor. Ona şırıngayı vurmak isteyen Eren Yüzbaşı’dan şırıngayı rica ediyor. Tartışma dönerken birdenbire Floch sırtında Erwinle çıkageliyor. Tabii biz izleyiciler olarak şok oluyoruz. Sen ne alaka dıyoruz. Floch, o cehennemden sağ çıkmasının bir sebebi olduğunu söylüyor. Neden hayatta kaldığını kendisine sorduğunda, cevabın Erwin’i yaşatmak olduğunu söylüyor ve Mikasa ile tartışıyor. Erwin bir şeytandı ve o şeytanı kurtarmak da Floch’un vazifesiydi. Floch boş yere hayatta kalmış olamazdı; bir amacı olmalıydı. Yaşadığı bu travma onu son sezondaki haline çevirdi.

Her Şey Eldia İçin

Adanın dışında da insan olduğunu, bu insanların kendilerini öldürmek istediğini öğrenince Floch Eren’in planına katıldı ve Eren’in en büyük destekçisi oldu. Floch, Eren’in sözcüsü ve Erwin’in kutsal mirasçısı olmuştu artık. Kendilerini savunmak için bir şeytana ihtiyaçları vardı. Bu şeytan da Eren’den başkası olamazdı. Öncelik kendi milletinindi. Aşırıya kaçan bu vatanseverlik Floch’un düşüncelerini şekillendirdi ve her yolun mübah olduğuna inandırdı. Yeageristler ile beraber adayı savunmak için her şeyi yaptı. Ölmeden önce bile sadakatini gösterdi ve son ana kadar davasından asla vazgeçmedi.

Yalın Gerçekleri Söyleyen Kişi

Floch, yaptığı eylemlerle çoğu kişinin nefretini kazandı ama saygıyı da hak etti bana göre. O Mikasa ve Armin gibi ikiyüzlü bir biçimde ortalıkta dolaşmadı. Savaşın gerçek doğasını bizzat defalarca gösterdi. Savaş dediğin kanlı olurdu. Siviller maalesef her zaman zarar görürdü. Floch, bu yüzden boş yere vicdan yapmıyordu. Soğukkanlı bir içimde hareket ediyordu. Tabii bu yolda fiillerini epey abarttı ve kendine bir çizgi çekmedi. Eldia’nın yaşaması için dünyanın hepsini yok etmek kabul edilebilecek bir şey değildi, olamazdı da. Ne var ki diğer türlü de Eldialılar için gerçek bir çözüm yolu yoktu. Floch ve Eren bir yönden haklıydı. Bu acımasız ve yalın gerçekleri bize dobra tavrıyla Floch gösterdi. Bir nevi içimizden geçenleri söyledi. Belki de bu nedenle izlerken bizi rahatsız etti. O kötülükte kendimizi gördük. Floch, bir ayna olarak içimizdeki haklı kötülüğü yansıttı.

Isayama Bile Tahmin Etmedi

Serinin yaratıcısı Isayama bazı röportajlarında Floch’un böyle bir karaktere dönüşmesini beklemediğini söyledi. “Yazar o değil mi? Nasıl kendi yazdığı karakteri tahmin edemedi?” diyebilirsiniz. Kurgusal eserlerde böyle karakterler mevcut. Arka plandaki bir isim beklenmedik bir önem kazanıp seriyi kökünden etkileyebiliyor. Bu tarz karakterlere breakout character deniyor. İlgililer buradan diğer benzer karakterlere ulaşabilirler.

Hajime Isayama Kaynak: Kayıprıhtım

Isayama Floch’u ilk başta tek bir görev için tasarlamıştı: Erwin’i taşıyıp getirmek. Floch’un serideki yegane görevi buydu. Sonra Isayama Eren’in fikirlerini dile getirecek birini aradı. Bunun için sıfırdan bir karakter yaratmak zaman israfıydı. Halihazırda seride epey karakter bulunuyordu. Floch travması olan tecrübeli bir askerdi. Radikal fikirlere açıktı. Dolayısıyla Isayama için biçilmiş kaftan oldu.

Floch İle Alakalı Benim Yorumum

Kendisinin böyle bir karaktere dönüşmesi seyir zevkini artırdı. Önceki korkak karakteri yerine soğukkanlı, sadık ve dobra karakterini tercih ederim. Tabii yer yer beni delirtmeyi de başardı. Gerçekten iyi yazılmış bir kötü karakterdi ve kendinden nefret ettirmeyi başardı. Amaçsız bir kötü değildi, tam aksine kendisine göre yüce bir emeli vardı. Bu yolda son nefesine kadar çalıştı, her şeyiyle savaştı. Sıradan bir figürandan editleri yapılan bir karaktere dönüştü.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top