Az çok kitap okuyan herkes eminim ki İthaki Yayınevi’ne denk gelmiştir ya da adını bir yerden duymuştur. Bu yayınevinin belli kategorilerde yayımladığı çeşitli serileri var: Korku serisi, bilim kurgu klasikleri serisi, Japon edebiyatı serisi… Bu liste böyle uzar da gider. Birçok önemli yabancı eseri çevirerek bizlerle buluşturdukları için İthaki’ye teşekkür ediyorum fakat eleştiriyi de es geçersem hem sevgili okurlara hem de kendime haksızlık etmiş olurum. Eleştiri sayesinde hem olumlu hem de olumsuz yönler açığa çıkar. İthaki bilim kurgu klasiklerinin de ciddi bir eleştiriye ihtiyacı var.
Bu yazımda özellikle bilim kurgu klasikleri özelinde konuşacağım. İthaki’nin birçoğumuzun aşina olduğu Dune kitabı ile başlattığı bir serisi var: Bilim kurgu klasikleri. Birçok farklı yazarın eserlerinden oluşan bu seriyi bir denemede anlatmak sanıyorum ki olanaksızdır. Zaman zaman bu eserler hakkında inceleme ve tavsiye yazıları da paylaşacağım.
İthaki Bilim Kurgu Klasiklerinde Çeviri Hataları
İthaki, 2015 yılında başlattığı bu seri ile hem okuyucuların hem de koleksiyoncuların kalplerine dokundu. Güncelde yüzden fazla kitabı barındıran bu seri her yıl büyümeye devam ediyor. İçinde çok ünlü distopyalardan tutun da filmi çekilen Dune serisine kadar çeşit çeşit kitap var. Üstelik bazıları başyapıt denebilecek seviyede. Renkli ama sade kapak tasarımları ve küçük ayraçları ile bu seri şahsen benim pek bir hoşuma gitti. Bu rengarenk kitaplar kütüphanenize de ayrı bir hava katıyor. Ne yazık ki her güzelin bir kusuru vardır. İthaki, birçok eseri çevirip Türkçeye kazandırsa da bariz çeviri hataları yapıyor. Ben ilk okuduğumda çok bir gariplik bulamamıştım fakat deneyimli okurlar ve eleştirmenler bu hataları fark etti. Nitekim bazı eserlerde de cidden göze batıyorlar. Anlamamak için dünyadan bihaber olmak lazım.
Bu eserlerden biri de şüphesiz Fahrenheit 451. Fahrenheit 451, popüler kültürün de etkisiyle beraber epeyce tanınmış bir eser. Ne var ki, okuyanlardan bazıları kitabın olay örgüsünü zayıf bulmuş. Bilim kurgu okumaya alışkın olmayanlar da ” Neden bu kitap ucu açık bitti?” diye sorguladılar. Bilim kurgu kitapları ucu açık bitebilir ve bu onların bir özelliği aslında. Yazarlar kitabı virgülle bitirip sonunu bize göstermez, bizi bir belirsizlikle karşı karşıya bırakırlar. Fahrenheit 451, başat bir distopya olmasına rağmen, türe aşina olmayanlar tarafından böyle haksız eleştirilere maruz kaldı. Peki, bu eleştirileri bir kenara koyarsak ya da başka bir kitabı okursak sorun ortadan kalkıyor mu? Hayır. Dünyalar Savaşı ve Zaman Makinesi kitaplarında da çeviri hatalarından dolayı bir kopukluk ya da tuhaflık mevcut. Dünyalar Savaşı’nı okurken bazı yerleri tam anlamamıştım. Aynı hisse Zaman Makinesi’ni okurken de kapıldım. O zamanlar deneyimli bir okur olmadığımdan çok kafaya takmadım. Sosyal mecralar aracılığıyla bunun farkına vardım. Kitap ne kadar iyi olsa da bir çeviri her şeyi bitirebiliyor. Örneğin, Dost Körpe’nin Fahrenheit 451 çevirisi maalesef okuma zevkinizi baltalıyor. Bu konuyu detaylıca ele alan Kayıp Rıhtım sitesinde bir yazı mevcut ve linkini aşağıya bırakacağım.
Diğer Konular
Çeviri haricinde İthaki’nin başka faulleri daha var. Bunlardan en bilineni çalışanlarıyla yaşadığı sorunlar ve işten çıkarmalar. İthaki, kendi çalışanlarının hakkını vermiyor ve bu da kitap endüstrisine ve yayıncılığa zarar veriyor. İstifaların ve işten çıkarmaların olduğu bir yayınevine güvenmek de okur açısından zorlaşıyor.
Bir diğer sorun da İthaki’nin ikiyüzlü politikaları. Yaptıkları solcu eylemlerle okurların nefretini topluyorlar. Rus Edebiyatı, Alman Edebiyatı, İngiliz Edebiyatı diye türlere ayırırken sıkıntı yok. Ne zaman şu Türkler ortaya çıksa, İthaki gibileri kıllanıyor. Hemen Türkiyeli ibaresini yapıştırıyorlar. Belli bir zümreye böyle şirin gözükme çabaları açıkçası beni tiksindiriyor. Bu ve bundan başka sebeplerle kimileri İthaki’yi boykot ediyor.
Yazarın Notu
Sadede gelirsek, ya bu eserleri orijinal dillerinden okumalısınız ya da çevirmeni iyi araştırmalısınız. Bana göre en iyi çeviriler İş Bankası’na ait. Ayrıca Karbon Yayınevi’nin de orijinal dilde eserleri internette mevcut. Bazı eserlerin telif hakkı ise Alfa’da. Bu konularda rekabetin olması iyidir çünkü tekel oluşmasını engeller. İthaki’nin yukarıda saydığım belli sebeplerden dolayı tekel olmasını istemiyorum. Evet, kapaklarını ve tasarımlarını beğeniyorum. Bizleri bilim kurgu klasikleriyle buluşturdukları için onlara minnettarız. Ne var ki, eleştiri olmadan kimse gelişemez; herkes güdük kalır. İthaki işinin ehli çevirmenleri işe alırsa, bizim de okuma hevesimiz kursağımızda kalmaz.
https://kayiprihtim.com/dosya/fahrenheit-451-ceviri-degerlendirmesi-ve-karsilastirmasi/


Gerçekten çeviriler okutmuyor. Orijinali bilmesek ve öylesine kerize okutur gibi okutsalar yine absürt gelir. Gerçekten el atılması lazım bu işe. Daha donanımlı daha özenli gerekirse üç kuruş fazladan ödeyecekleri insanları bulmalılar. Dost Körpe yayınevi sahibinin öz oğlu gibi yani öyle görüyor artık -_-