İyi bir üniversitede okumanın insana kattığı pek çok şey oluyor. Sizi sosyal olarak geliştirmesi, size kültür kazandırması ve size network sağlaması bu birçok yarardan sadece bazıları. Bu gözle görülür faydaların dışında, bir de size eşsiz deneyimler sunuyor iyi bir üniversite. Normalde tanışamayacağınız ve göremeyeceğiniz insanları üniversitenizin itibarı ve imkânları ile görmeniz mümkün hâle geliyor. ODTÜ’de okumam sayesinde birçok etkinliğe ve konuşmaya katılma fırsatım oldu fakat bunların en prestijlisi hiç şüphesiz Nobel ödüllü kimyager olan Morten Meldal’ın soru-cevap etkinliğiydi. 9 Nisan’da ODTÜ’ye geldi ve önce KKM’de sonra da Kimya Bölümü’nde öğrencilerle buluştu. Ben de bu yazıda deneyimlerimi ve kısaca Prof. Dr. Meldal’ın Nobel’i hangi konuda aldığını anlatacağım.
Nobel Ödüllü Kimyager Her Zaman Bulunmaz
Girişte de değindiğim gibi iyi üniversitelerde okuyan öğrencilerin önemli insanlara erişme şansı büyük ölçüde artıyor. ODTÜ gibi üniversiteler öğrencilerin deneyimlerine önem veriyor. Özellikle bizim bölümde seminer, soru-cevap ve öğrenci sunumu gibi etkinlikler bolca oluyor. İkinci sınıftaki bir dersimiz direkt üst sınıfların yaptığı stajları dinleyip onların tecrübelerinden faydalanmak üzerine kurulu. Sadece derse devam edip dersi geçiyoruz. Çağatay Hoca dersin mühim olduğunu vurgulayıp bize bakış açısı katmaya çalışsa da sıradan bir 2. sınıf için ortalama bir staj tecrübesi yavan ya da alelade kalıyor. Yine de Çağatay Hoca’nın bu emekleri çok kıymetli. 4. sınıfta başka bir kolokyum dersi alıyoruz ve bu derste eski mezunların sektöre dair tecrübelerini dinliyoruz. Gelen kişiye göre kolokyum epey faydalı olabiliyor. Yine bölümümüzde düzenli olarak seminerler düzenleniyor ve farklı üniversitelerden hocaları tanıma şansımız oluyor. Ne var ki bunların hiçbiri Nobel ödüllü bir kimyager ile bir olmuyor. Çünkü Prof. Dr. Morten Meldal kimyaya yeni bir şey kazandırıp adını tarihe yazmış.

Prof. Dr. Morten Meldal Kaynak: Nobel Prize
Klik Kimyası Nedir?
Bize öğretilen temel kimya ve laboratuvardaki kimya her zaman birbiriyle örtüşmez. Ders kitaplarında gördüğümüz teorik tepkimelerin bir kısmını deneysel olarak istediğimiz şartlarda yapamayız çünkü her zaman bir hata payı vardır. Bazen kullandığımız enstrümanlar, bazen teknikler, bazen de koşullar tepkimeyi ideallikten saptırır. Özellikle organik kimyada bir ürünü sentezlemek için pek çok farklı yol izlenebilir. Bu yollardan hangisini seçeceğiniz size kalmıştır fakat genellikle en az yan ürünlü ve hatalı olanı seçeriz. Buna rağmen uygun bir çözücü bulmak, ürünü saf bir şekilde sentezlemek epey meşakkatlidir. Ne var ki klik kimyası bunu değiştirerek bir çığır açmayı başardı. Klik kimyası sayesinde belli maddeleri sentezlemek çok daha kolay hale geldi çünkü adından da anlaşılacağı gibi “click” diye iki molekülü birleştirebiliyordunuz. Sanki moleküllerle değil, legolarla uğraşıyordunuz. Bu fikri ilk ortaya atan Barry Sharpless oldu. 2000’lerin başlarında ekibiyle beraber işe koyuldu.
Sonrasında en iyi bilinen klik reaksiyonu bakır(I)-katalizli azid-alkin siklokatılma (CuAAC) tepkimesi Barry Sharpless ile Morten Meldal grupları tarafından birbirlerinden bağımsız olarak keşfedilmiştir. Bakırın varlığında bir azit ve alkin birleşerek halkasal bir yapı oluşturur.

Meldal ekibiyle birlikte farmasötik maddelerle çalışırken bu özel mekanizmayı keşfetti. Bakır iyonlarının rolünü de yine kendisi anladı. Daha sonra 2022 yılında kendisine Barry SHARPLESS ve Carolyn BERTOZZI ile beraber Nobel Kimya Ödülü verildi. Klik kimyası yaklaşık yirmi yıllık bir geçmişe sahip ve oldukça yeni. Organik kimya labında da bize bu deneyi yaptırdılar.
Klik kimyasını detaylı hatırlamadığım için fazla ayrıntıya girmedim. Daha detaylı okumak isteyenler Koç’un bu yazısına ve çevrilmiş bu yazıya bakabilirler.
Benim Düşüncelerim
Hocalarımız Meldal geldiği için o saatteki bütün derslerin iptal edildiğini ve şiddetle katılmamız gerektiğini söylediler. Perşembe günü boş olduğum için ve böyle bir fırsatı bir daha yakalayamayacağımdan dolayı ben de bölümdeki soru-cevap etkinliğine katıldım. Sabah KKM’de de bir soru-cevap olmuş fakat profesöre vasat ve saçma sorular sorulmuş. Dışarıdan gelen bazı profesörler nasıl para bulduğunu falan sormuş. Yine bazı saçma soruların sorulduğuna dair duyumlar aldım. Bize geldiğinde ise amfi tamamen doluydu. Ben uykulu olduğum için sadece dinlemekle yetindim. Yaklaşık bir saat süren etkinlikte profesöre epey bir soru soruldu. Klişe sorular olsa da profesör keyifli vakit geçirdiğini söylemiş bizim hocalara. Prof. Dr. Meldal kendi eğitiminden, hayatını nasıl düzenlediğinden, nasıl motive olduğundan bahsetti. Dersleri o kadar iyi olmamasına rağmen doktora yapıp Nobel ödüllü kimyager olmasını sağlayacak çalışmadan bahsetti. Molekülleri ve bileşikleri daha çok inceleyip çalışmamız konusunda bize öğüt verdi( yanlış hatırlamıyorsam). Bunun dışında yapay zekâdan ve programlamadan da bahsetti. Yine gördüm ki bir kimyager bunları temel seviyede de olsa bilmeli. Neticede bu tavsiyeyi veren sıradan bir profesör değil Nobel ödüllü bir kimyager.
Bu güzel soru-cevap etkinliğinden sonra anı olarak fotoğraf çektirip dağıldık. Benim için unutulmaz bir deneyim oldu ve bunu siteme yazarak da ölümsüzleştirdim. Belki ileride üniversitelerin bize sağladığı faydalarla alakalı da bir yazı yazarım.
Kaynakça
- Nobel Prize in Chemistry 2022. (n.d.). NobelPrize.org. https://www.nobelprize.org/prizes/chemistry/2022/meldal/biographical/
- Science in School. (2025, February 25). Tıklama işe yarıyor: 2022 Nobel Kimya Ödülü’nü anlamak – scienceinschool.org. scienceinschool.org. https://scienceinschool.org/tr/article/2022/click-does-the-trick/

